Pek çok insan zayıflamak istediğinde, aldığı
kalori miktarını azaltıyor ama egzersizi bu
programa dahil etmeyi düşünmüyor. En sık yapılan
hata ise düşük kalorili gıdaların sağlıklı
olduğunun düşünülmesi.
Sonu gelmeyen haftalar boyunca sadece salata
ve meyve yiyerek kilo vermeye çalışıp başarılı
olamadıysanız, yalnız değilsiniz. Bu aslında
herkesin yaşadığı bir problem. Hatta bazılarımız
bunun sonucunda o kadar demoralize oluyoruz ki,
tüm kilo verme planlarımızdan vazgeçmeye karar
verebiliyoruz. Aslında bütün bunlar, klasik
diyet hatalarını sürdürmekten
kaynaklanıyor.
Eğer mesela bin ya da altı
kalorilik bir diyet uygulamaya kalkarsanız,
sürekli aç kalmaktan ötürü o diyeti bırakmanız
çok muhtemeldir.
Ünlülerin yaptığı çoğu
diyet, belli bir besin veya besin grubunu
programın dışında tutmaya yönelik olduğundan,
bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor
diyetlerdir. Pek çok insan zayıflamak
istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor
ama egzersizi bu programa dahil etmeyi
düşünmüyor.
En sık yapılan hatalardan
biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı
gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı
besin aslında oldukça kalorilidir. Porsiyon
ölçmek ise insanı diyetten soğutan bir başka
konu.
İşte, uzmanlara göre 10 klasik diyet
hatası ve bunlardan kaçınma
yöntemleri:
Kısa vadeli
düşünmek
Kilo vermede başarılı
olmanın tek yolu, bunu, hayat tarzınızda
yapacağınız bir değişiklik olarak görmektir.
Kısa dönem boyunca aç kalmayı diyet olarak
algılayanların elde edeceği tek şey, kısa
zamanda diyeti bırakmak olacaktır. Çünkü zor
gelecektir. Bu sebeple de sağlıklı ve dengeli
bir beslenme programı uygulamak en iyisidir.
Çoğu diyetisyen, kadınların, günde 1300-1500
kalori alması gerektiğini belirtiyor. Eğer
mesela 1000 ya da altı kalorilik bir diyet
uygulamaya kalkarsanız, sürekli aç kalmaktan
ötürü o diyeti bırakmanız çok muhtemeldir.
Üstelik dengeli bir diyetle pek çok farklı
besinden de
faydalanabilirsiniz.
Ünlülerin
diyetlerini takip etmek
Jennifer
Aniston gibi görünme fikri çekici gelebilir ama
pek çok diyetisyen, bu sene çok moda olan
ünlülerin diyetlerini eleştiriyor. Jennifer
Aniston ve Geri Halliwell'in favori diyetleri
olan 'Atkins' şüphesiz işe yarıyor. Ancak bu
diyet, alınan karbonhidratı ciddi şekilde
kıstığı ve proteini arttırdığı için ideal
olmaktan uzak. Çünkü karbonhidratlar, dengeli
beslenmenin önemli bir parçası ve bol protein-az
karbonhidratlı beslenme, vücudun kalsiyum
kaybetmesine sebep oluyor. Ünlülerin yaptığı
çoğu diyet, belli bir besin ya da besin grubunu
programın dışında tutmaya yönelik olduğundan,
bağlı kalınmaları ve başarılı olunması zor
diyetlerdir. Bunun yerine hem karbonhidrat, hem
de protein içeren az yağlı bir diyet tercih
edilmelidir.
Kendimizi
kandırmak
Diyetinizi harfiyen
uyguladığınızı düşünüyor olabilirsiniz. Ancak
eğer hala kilo vermiyorsanız, o zaman
yedikleriniz konusunda kendinizi kandırıyor
olabilirsiniz. Mesela çayın yanında yediğiniz o
2 tane bisküviyi, ya da doğum günü partisinde
elinize tutuşturulan pastayı, ağzınıza attığınız
bir avuç fıstığı, ya da yediğiniz grissinileri
saymayı unutuyorsunuzdur belki, ya da
kendinizden bile saklıyorsunuzdur. Ama bunlar
biriktikçe, kilo verememenizin sebebi olup
çıkıverirler. Eğer kilo verememekten şikayet
ediyorsanız, bir beslenme günlüğü tutun ve yiyip
içtiğiniz her şeyi yazın. Haftanın sonunda, eğer
dürüstçe her yiyip içtiğinizi yazdıysanız, niye
kilo veremediğinizi
göreceksiniz.
Egzersizi
atlamak
Pek çok insan zayıflamak
istediğinde, aldığı kalori miktarını azaltıyor
ama egzersizi bu programa dahil etmeyi
düşünmüyor. Tabii ki egzersiz olmadan kilo
verebilirsiniz. Ama egzersiz metabolizmanızı
hızlandıracağından, sadece diyetle
vereceğinizden fazla kaloriyi yakabilirsiniz.
Bir çoğumuz haftada bir kez aerobik bir egzersiz
yapmanın yeterli olduğunu düşünüyor. Ancak
metabolizmayı hızlı tutmanın en iyi yolu, günde
20-30 dakikayı egzersize ayırmak.
Yapabilecekleriniz arasında ise, asansör yerine
merdiveni kullanmak, toplu taşıma araçlarından
erken inmek ve eve, işe yürümek, bisiklete
binmek yer alıyor. Tabii seçenekleri
çoğaltabilirsiniz. Uzaktan kumandayı kullanmak
yerine yerinizden kalkıp kanalı değiştirmek bile
haftada fazladan 200 kalori
demektir.
Bazı besinleri liste dışı
tutmak
Çoğumuzun kafasında diyet, çok
sevdiğimiz çikolata, kızartma vb gibi bazı
besinleri kesinlikle yememekle eş değer. Ancak
eğer uzun vadeli bir diyet yapmak istiyorsanız,
sevdiğiniz besinleri hiç yemeden o diyete devam
edebilmeniz mümkün değil. Aslında işin hilesi
şu: Sevdiğiniz besinlerden ufak bir porsiyonu
arada bir yemek. Eğer diyetinize sadıksanız ve
kilo veriyorsanız, haftada bir kendinize
sevdiğiniz bir besinden bir porsiyon yeme hakkı
tanıyın.
Öğün
atlamak
Diyettesiniz. Diyelim ki
bugün o kadar meşguldünüz ki, kahvaltı ya da
öğle yemeğini yiyecek vaktiniz bile olmadı.
Belki o öğünü yememiş olmanın, kilo verme
çabalarınıza katkıda bulunacağını
düşünebilirsiniz. Bu durumda sadece kendinizi
aldattığınızı belirtmemize izin verin. Öğün
atladığımızda, kan şekeri seviyesi düşer. Bu da,
tatlı besinlere olan ihtiyacı arttırır. Bunun
anlamı da, günün ileriki saatlerinde canınızın
tatlı çekmesi demektir. Eğer kaçırdığınız öğünü
yeseydiniz, yiyeceğiniz tatlıdan çok daha az bir
kalori alacaktınız. Araştırmalar, kahvaltı
etmeyenlerin, günün ileriki saatlerinde daha çok
kalori aldıklarını ispatlıyor.
Düşük
kalorili besinler sağlıklı
değildir
En sık yapılan hatalardan
biri de, düşük kalorili gıdaların sağlıklı
gıdalar olduğunu düşünmek. Çünkü çoğu sağlıklı
besin aslında oldukça kalorilidir. Mesela
zeytinyağı, fındık gibi yemişler, ya da peynir,
içerdiği yüksek miktardaki kaloriye oranla
sağlıklı besinlerdir. Burada önemli olan,
bunları sınırlı miktarda tüketebilmeyi
öğrenmektir. Mesela sadece tek bir çorba kaşığı
zeytinyağında 100 kalori vardır veya bir avuç
fıstıkta 150 kalori vardır ve bunun 13 gramı
yağdır. Diğer bir sıkça yapılan hata da, tavuğu
derisiyle yemektir. Sevilen bir diyet yemeği
olarak ün yapan tavuğun tüm yağı derisindedir ve
tavuğu bu deriyle yemek demek 3 katı fazla
kalori almak demektir. Salata sosları ve
mayonezli sandviçler de diğer riskli
besinlerdendir.
Büyük
porsiyonlar
Porsiyon ölçmek, insanı
diyetten soğutan bir başka konu. Buradaki
problem şu: Diyet birkaç hafta sıkı sıkıya
uygulandıktan sonra, diyeti yapan kişi
porsiyonların miktarını artık bildiğinden emin
olarak, buna eskisi kadar özen göstermemeye
başlıyor. Tabii bu arada, porsiyon miktarı
farkına varılmadan giderek artıyor. Bunun önüne
geçmek için, markette alışverişinizi yaparken,
ihtiyaç duyduğunuzdan fazlasını satın almayın.
Eğer ekmeği kalın dilimlemek gibi bir eğiliminiz
varsa, o zaman da tost ekmeği alın.
İçeceklerin de kalori içerdiğini
unutmak
Sağlıklı şekilde
beslenip, abur cubura itibar etmiyor
olabilirsiniz ama özellikle sodalı içecek ve
meyve sularından tüketip, kremalı kahve içip,
kahve ve çaya şeker koyuyorsanız, kilo vermede
gene problem yaşayacaksınız demektir. Mesela
şöyle bol çikolatalı nefis bir cappucino'nun
size getirisi 120 kalori ve 8 gram yağ. Ancak
çikolatalı yerine tarçınlı içmeniz, yağ oranını
hemen hemen sıfıra indirirken, kaloriyi de 60'a
düşürüyor.
Çok sık
tartılmak
Diyetin en zevkli kısmı,
tartıldığınızda ibrenin sola doğru kaydığını
görmektir. Ancak bunu abartarak sık tartılmak
kilo kaybını zorlaştırır. Çoğu kadının kilosu,
vücuttaki su tutulmalarından dolayı iner çıkar.
Bu sebeple, zaman zaman kilo almadıkları halde,
almış gibi hissederek endişelenirler. Bu da işi
zorlaştırır. Başarılı bir diyette kilo kaybı
yavaş ve daha kalıcıdır. Ayrıca kas kütlenizin
artması da yanıltıcı olabilir. Çünkü kas, yağdan
ağırdır. Bu sebeple, haftada bir kez günün aynı
saatlerinde tartılmak faydalı olacaktır.